Kompleks ve Rekonstrüktif Rinoplasti

Rinoplasti denildiğinde çoğunlukla estetik amaçlı burun ameliyatları akla gelir. Ancak bazı hastalarda sorun yalnızca burnun şeklinden ibaret değildir.

Doğuştan yarık dudak ve damak deformitelerinde, geçirilmiş travmalar sonrasında, burun tümörlerinin çıkarılmasından sonra, septum perforasyonlarında veya daha önce yapılan rinoplasti ameliyatlarına bağlı olarak burun iskeletinde kıkırdak, kemik ve yumuşak doku kayıpları oluşabilir.

Bu hastalarda cerrahi, burnu yalnızca yeniden şekillendirmekten çok daha fazlasını gerektirir.

Amaç; eksik veya yetersiz dokuları yeniden oluşturmak, burun çatısına yeterli destek sağlamak, mümkün olduğunca simetri elde etmek ve aynı zamanda burun fonksiyonlarını korumaktır.

Bu nedenle bu ameliyatları klasik estetik rinoplastiden farklı olarak rekonstrüktif burun cerrahisi içerisinde değerlendiriyorum.

Primer Rinoplasti

Daha önce burun ameliyatı geçirmemiş hastalarda yapılan ilk burun ameliyatına primer rinoplasti adı verilir.

Bu ameliyatlarda burun sırtı, burun ucu, asimetri, deviasyon, yüz oranları ve gerektiğinde solunum problemleri birlikte değerlendirilir. Kliniğimizde primer estetik rinoplasti ameliyatları Doç. Dr. Gamze Bektaş tarafından gerçekleştirilmektedir.

Primer rinoplasti, piezo rinoplasti, tipplasti ve estetik revizyon rinoplasti hakkında ayrıntılı bilgi için Doç. Dr. Gamze Bektaş’ın Burun Estetiği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Rekonstrüktif Rinoplasti Nedir?

Rekonstrüktif rinoplastide temel problem çoğu zaman yalnızca burun şekli değildir.

Burun iskeletini oluşturan kıkırdak veya kemik yapıların bir bölümü eksik olabilir, burun çatısı yeterli desteğini kaybetmiş olabilir ya da burun derisi ve burun içi örtüsünde doku kaybı bulunabilir.

Bu durumda cerrahinin amacı, mevcut burnu küçültmek veya yalnızca konturunu değiştirmek yerine eksik anatomik yapıları yeniden oluşturmaktır.

Bunun için hastanın kendi:

  • septum kıkırdağı,
  • kulak kıkırdağı,
  • kaburga kıkırdağı,
  • lokal deri ve yumuşak dokuları

gerektiğinde rekonstrüksiyon amacıyla kullanılabilir.

Hangi dokunun kullanılacağı, mevcut deformitenin büyüklüğüne ve burunda ne kadar yapısal destek gerektiğine göre belirlenir.

Yarık Dudak ve Damak Hastalarında Burun Deformitesi

Yarık dudak ve damak , yalnızca dudak ve damağı etkileyen doğumsal bir durum değildir. Özellikle tek taraflı ve çift taraflı yarık dudaklarda burun tabanı, alar kıkırdaklar, septum ve maksiller gelişim de etkilenebilir. Bu nedenle erişkin dönemde burun şekli ve desteği klasik estetik rinoplasti hastalarından farklı olabilir.

Bu nedenle yarık dudak hastalarında burunda:

  • burun ucu asimetrisi,
  • alar kıkırdak ve burun kanadında yetersiz destek veya çöküklük
  • burun deliği şekillerinde farklılık,
  • septum eğriliği,
  • burun tabanında asimetri,
  • burun ucunda yetersiz destek

gibi deformiteler görülebilir.

Yarık dudak sonrası burun deformitesinin cerrahi öncesi ve sonrası şematik karşılaştırması

Bu deformitelerin önemli bir özelliği, yalnızca burun kıkırdaklarının şeklinden kaynaklanmamasıdır. Dudak, burun tabanı, septum ve maksiller iskelet arasındaki gelişimsel ilişki de burun görünümünü etkileyebilir.

Bu nedenle erişkin yarık dudak burnunda cerrahi planlama yalnızca burun ucuna veya burun kanadına odaklanmaz; burun tabanı, septum ve yüz iskeletiyle olan ilişki birlikte değerlendirilir.

Yarık Dudak Burnu Ameliyatı Ne Zaman Yapılır?

Yarık dudak onarımı sırasında veya çocukluk döneminin farklı aşamalarında buruna yönelik bazı düzeltmeler yapılabilir. Ancak yüz gelişimi tamamlandıktan sonra devam eden deformiteler için daha kapsamlı rekonstrüktif rinoplasti ayrıca planlanabilir.

Bu ameliyatlarda klasik estetik rinoplastiden farklı olarak mevcut kıkırdakların yeniden konumlandırılması ve bazen ek kıkırdak greftleriyle burun çatısının desteklenmesi gerekebilir.

Özellikle burun ucu asimetrisi ve burun kanadındaki yetersiz desteğin düzeltilmesi, yarık dudak burnu cerrahisinin en önemli bölümlerinden biridir.

Amaç iki burun deliğini matematiksel olarak tamamen aynı hale getirmek değildir. Doğuştan gelen doku farklılıkları nedeniyle bu her zaman mümkün olmayabilir.

Cerrahinin hedefi, mevcut anatomiyi değerlendirerek simetriyi ve yapısal desteği mümkün olduğunca iyileştirmektir.

Burun Tümörü Cerrahisi ve Burun Rekonstrüksiyonu

Burun derisi güneşe yoğun maruz kalan bölgelerden biridir ve bu nedenle farklı deri tümörleri bu bölgede sık görülebilir.

Burundaki bir tümör çıkarılırken ilk amaç her zaman hastalıklı dokunun yeterli cerrahi sınırla çıkarılması ve doğru tanının sağlanmasıdır. Burun rekonstrüksiyonu ne kadar önemli olursa olsun, önce tümörün güvenli şekilde çıkarılması gerekir.

Ancak burun yüzün merkezinde bulunan üç boyutlu bir yapı olduğu için tümörün çıkarılmasından sonra oluşan defektin hem fonksiyonel hem estetik olarak yeniden yapılandırılması ayrıca planlanmalıdır.

Küçük bir deri kaybı basit yöntemlerle kapatılabilirken daha büyük defektlerde burun:

  • derisinin,
  • kıkırdak çatısının,
  • burun içi örtüsünün

birlikte yeniden oluşturulması gerekebilir.

Burun Tümörü Sonrasında Hangi Rekonstrüksiyon Yöntemleri Kullanılır?

Kullanılacak yöntem tümörün yeri, büyüklüğü ve çıkarılması sonrasında oluşan doku kaybına göre değişir.

Küçük ve yüzeyel defektlerde lokal doku düzenlemeleri veya deri greftleri yeterli olabilir. Daha büyük defektlerde lokal flepler, çok geniş ve kompleks doku kayıplarında ise gerektiğinde serbest flepler kullanılabilir.

Burun kanadı veya burun ucunda kıkırdak desteğinin kaybolduğu durumlarda yalnızca cildi kapatmak yeterli değildir. Bu hastalarda şeklin korunabilmesi ve burun deliğinin içeri doğru çökmesinin engellenmesi için kıkırdak greftleriyle yapısal destek gerekebilir.

Kompleks defektlerde rekonstrüksiyon bazen birden fazla aşamada gerçekleştirilebilir.

Burada amaç yalnızca yarayı kapatmak değil, mümkün olduğunca burun konturunu, desteğini ve hava yolunu birlikte yeniden oluşturmaktır.

Septum Perforasyonu

Nazal septum, burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere iki bölüme ayıran yapıdır. Ön bölümünün önemli bir kısmı kıkırdaktan oluşur ve her iki yüzü mukoza ile kaplıdır. Bu yapıda oluşan deliğe septum perforasyonu adı verilir.

Perforasyonun büyüklüğü ve yerleşimine göre bazı hastalarda belirgin bir şikâyet olmayabilirken, bazı hastalarda kuruluk, kabuklanma, tekrarlayan burun kanaması, yanma, nefes alırken ıslık sesi veya burun tıkanıklığı hissi görülebilir.

Nazal septum perforasyonunu ve onarım sonrası kapanmış septumu gösteren şematik burun kesit çizimi.

Septum Perforasyonu Neden Olur?

Septum perforasyonu daha önce geçirilmiş rinoplasti veya septoplasti, burun içi travmalar, tekrarlayan işlemler, mukozanın kanlanmasını bozan durumlar, bazı inflamatuvar veya sistemik hastalıklar ya da burun içine uygulanan bazı maddeler sonrasında gelişebilir. Bazı hastalarda ise kesin neden belirlenemeyebilir.

Özellikle daha önce burun ameliyatı geçirmiş hastalarda, septumdaki kıkırdak ve mukozanın ne ölçüde korunduğunu değerlendirmek önemlidir. Perforasyon kenarlarında devam eden travma, kabuklanma veya kronik inflamasyon varsa açıklık zaman içinde büyüyebilir.

Septum Perforasyonu Nasıl Tedavi Edilir?

Her septum perforasyonu ameliyat gerektirmez. Küçük ve belirgin şikâyete yol açmayan perforasyonlarda burun içinin nemli tutulması, kabuklanmanın azaltılması ve perforasyona neden olabilecek faktörlerin kontrol altına alınması yeterli olabilir.

Belirgin yakınmalara yol açan veya anatomik olarak cerrahi onarıma uygun perforasyonlarda ise rekonstrüksiyon düşünülebilir.

Septum Perforasyonu Ameliyatı

Septum perforasyonu onarımı, deliğin yalnızca bir doku parçasıyla kapatılması değildir. Septum iki taraflı mukoza ile çevrili üç katmanlı bir yapı olduğundan, cerrahide mümkün olduğunca sağ ve sol mukozal tabakaların yeniden oluşturulması ve gerektiğinde araya destek dokusu yerleştirilmesi amaçlanır.

Cerrahi plan; perforasyonun büyüklüğüne, mevcut mukozanın kalitesine, daha önce yapılan ameliyatlara ve septumda kalan kıkırdak miktarına göre belirlenir. Özellikle birden fazla burun ameliyatı geçirmiş hastalarda mevcut dokuların yetersiz olması onarımı daha kompleks hale getirebilir.

Bu nedenle septum perforasyonu cerrahisinde tek bir standart yöntem yerine, mevcut dokulara göre kişiye özel rekonstrüktif bir planlama yapılır.

Geçirilmiş Rinoplasti Sonrası Yapısal Sorunlar

Bazı hastalarda daha önce yapılan burun ameliyatları sonrasında yeterli kıkırdak desteği kalmayabilir. Burun zaman içinde çökmüş, kısalmış, burun ucu desteğini kaybetmiş, belirgin şekilde asimetrik hale gelmiş veya solunum fonksiyonu bozulmuş olabilir.

Bu hastalarda sorun yalnızca estetik bir revizyon ihtiyacı değildir. Burun iskeletinin yeniden oluşturulması gerekebilir.

Özellikle önceki ameliyatlarda fazla miktarda septal kıkırdak çıkarılmışsa, yeni cerrahi sırasında burun içinde yeterli greft materyali bulunmayabilir.

Kıkırdak Grefti Gerektiren Revizyon Rinoplasti

Kıkırdak greftleri yalnızca buruna şekil vermek için değil, çoğu zaman yapısal destek sağlamak amacıyla kullanılır. Burun sırtındaki çökme, burun ucundaki destek kaybı, burun kanadındaki zayıflık veya ciddi asimetriler farklı greftlerle onarılabilir.

Septum Kıkırdağı

İlk tercih çoğu zaman hastanın kendi septum kıkırdağıdır. Düz olması, aynı cerrahi alandan elde edilebilmesi ve yeterli sertlik sağlaması avantajdır. Ancak daha önce rinoplasti veya septoplasti geçirmiş hastalarda septal kıkırdak azalmış veya tamamen tükenmiş olabilir.

Kulak Kıkırdağı

Kulak kıkırdağı daha kıvrımlı ve elastiktir. Daha yumuşak destek veya belirli konturların oluşturulması gereken bölgelerde kullanılabilir. Kıkırdak alınırken kulak şeklini koruyacak şekilde planlama yapılır.

Kaburga Kıkırdağı

Burunda ciddi yapısal destek kaybı varsa veya büyük miktarda kıkırdak gerekiyorsa kaburga kıkırdağı kullanılabilir. Özellikle çoklu rinoplastiler, ciddi burun sırtı çökmeleri, semer burun deformitesi, doğumsal deformiteler ve ileri rekonstrüksiyonlarda güçlü bir greft kaynağı sağlar.

Her revizyon hastasında kaburga kıkırdağı gerekli değildir. Hangi greftin kullanılacağı, burunda kalan mevcut dokular ve ihtiyaç duyulan destek miktarı değerlendirilerek belirlenir.okular değerlendirildikten sonra yapılmalıdır.

Semer Burun Deformitesi

Burun sırtının yapısal desteğini kaybederek içeri doğru çökmesine semer burun deformitesi adı verilir.

Bu durum travma, septum cerrahisi, enfeksiyon, bazı sistemik hastalıklar veya daha önce geçirilmiş burun ameliyatları sonrasında gelişebilir.

Semer burun deformitesinde sorun yalnızca burun sırtındaki hacim kaybı değildir. Burun çatısının desteği de zayıflamış olabilir. Bu nedenle tedavide yalnızca çökük alanı doldurmak yerine, kaybolan yapısal desteğin yeniden oluşturulması gerekir.

Gereken hastalarda septum, kulak veya kaburga kıkırdağından hazırlanan greftlerle burun sırtı yeniden desteklenebilir.

İleri semer burun deformiteleri bu nedenle rekonstrüktif rinoplasti kapsamında değerlendirilir.

Semer burun deformitesinde çökmüş nazal dorsumun kıkırdak grefti ile onarımını gösteren şematik karşılaştırma.

Rekonstrüktif Rinoplasti Öncesi Planlama

Kompleks burun cerrahisinde ameliyat öncesi değerlendirme, primer estetik rinoplastiye göre daha ayrıntılıdır.

Daha önce burun ameliyatı geçirmiş hastalarda mümkünse eski ameliyat bilgileri ve kullanılan teknikler değerlendirilir.

Muayenede:

  • burun dış yapısı,
  • septum,
  • hava yolu,
  • mevcut kıkırdak miktarı,
  • skar dokuları,
  • cilt ve yumuşak doku kalitesi,
  • daha önce yapılmış kesiler

birlikte incelenir.

Gerekli durumlarda cerrahi plan yalnızca buruna yönelik hazırlanmaz. Kulak veya kaburga gibi kullanılabilecek greft alanları da ameliyat öncesinde değerlendirilir.

Rekonstrüktif Rinoplastide Amaç Nedir?

Kompleks burun cerrahisinde her zaman milimetrik bir simetri elde etmek mümkün olmayabilir.

Özellikle doğuştan deformitesi bulunan, travma geçirmiş veya birden fazla ameliyat olmuş hastalarda başlangıç anatomisi zaten standart değildir.

Bu nedenle benim için temel hedef:

eksik yapıları mümkün olduğunca yeniden oluşturmak, buruna stabil bir iskelet kazandırmak, hava yolunu korumak ve mevcut anatomi içerisinde mümkün olan en dengeli görünümü elde etmektir.

Rekonstrüktif cerrahide bazen en önemli değişiklik burnun daha küçük hale gelmesi değil, tekrar sağlam, destekli ve anatomik olarak sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasıdır.

Hangi Hastalar Kompleks ve Rekonstrüktif Rinoplasti İçin Değerlendirilebilir?

Rekonstrüktif rinoplasti özellikle: – yarık dudak ve damakla ilişkili burun deformitesi bulunan, – burun tümörü çıkarılması sonrasında doku kaybı gelişen, – septum perforasyonu bulunan, – daha önce birden fazla rinoplasti geçirmiş, – burun iskeletinde veya kıkırdak desteğinde belirgin kayıp olan, – semer burun deformitesi gelişmiş, – septum, kulak veya kaburga kıkırdağı gibi ek greftlere ihtiyaç duyabilecek hastalarda değerlendirilebilir. Her hastanın deformitesi, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve mevcut dokuları farklı olduğu için cerrahi plan da kişiye özel hazırlanır.

Rekonstrüktif rinoplasti, burnun yalnızca estetik görünümünü değiştirmekten çok, eksik veya bozulmuş anatomik yapıların yeniden oluşturulmasına odaklanan bir cerrahi yaklaşımdır.

Yarık dudak burnundan septum perforasyonuna, tümör sonrası doku kayıplarından daha önce geçirilmiş rinoplastilere bağlı yapısal sorunlara kadar farklı deformitelerde temel hedef; burun iskeleti, yumuşak dokular ve solunum fonksiyonu arasında yeniden dengeli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktır.

Daha önce burun ameliyatı geçirdiyseniz, doğuştan veya travmaya bağlı bir burun deformiteniz varsa ya da rekonstrüktif rinoplasti açısından uygun olup olmadığınızı merak ediyorsanız, fotoğraflarınız üzerinden yapılacak ön değerlendirme ve online konsültasyon ile bize danışabilirsiniz.