20–25 yıllık meme implantlarında silikon sızıntısı, kapsül kalsifikasyonu ve implant değişimini anlatan şematik görsel.

Eski Meme İmplantları Ne Zaman Değiştirilmeli? 20–25 Yıllık Silikon Protezlerde Nelere Dikkat Edilmeli?

Meme implantı yaptıran hastaların en sık sorduğu sorulardan biri şudur:

“Meme silikonlarının belli bir kullanım süresi var mı, yoksa yıllarca sorunsuz kalabilir mi?”

Bu sorunun tek bir sayı ile verilebilecek cevabı yoktur.

Meme implantlarının mutlaka 10 yılda bir değiştirilmesi gerektiği şeklinde yaygın bir inanış vardır. Ancak günümüzde implant yalnızca 10 yaşına geldi diye otomatik olarak değiştirilmez. Pek çok hasta implantlarını uzun yıllar sorunsuz şekilde kullanabilir.

Bununla birlikte yıllar geçtikçe implantın kendisini ve çevresindeki dokuları zaman zaman kontrol etmek önemlidir.

Kendi cerrahi pratiğimde özellikle 2000’li yılların başlarında yerleştirilmiş ve 20 yılı aşmış implantların değişim ameliyatlarında, ameliyat öncesi görüntülemelerde belirgin olmayan silikon sızıntıları, kapsülde kalınlaşma veya kireçlenme gibi değişikliklerle karşılaşabiliyorum.

Bu nedenle uzun yıllardır meme implantı taşıyan hastalarda, herhangi bir şikâyet olmasa bile belirli aralıklarla değerlendirme yapılmasını faydalı buluyorum.

İlk Silikon Meme İmplantı Ne Zaman Kullanıldı?

Modern silikon jel meme implantlarının tarihi 1962 yılına uzanır.

İlk implantlardan günümüze kadar geçen sürede meme protezlerinin dış kılıfı, silikon jelin yapısı ve yüzey özellikleri birçok kez değişti.

Bugün kullanılan implantlar, 1960’lı ve 1970’li yıllarda kullanılan implantlardan hem malzeme hem de üretim teknolojisi açısından oldukça farklıdır.

Meme İmplantlarının Jenerasyonları

Silikon implantların gelişimi genellikle birkaç jenerasyon halinde anlatılır.

Birinci Jenerasyon

1960’larda kullanılan ilk implantlarda daha kalın bir dış kılıf ve yoğun silikon jel bulunuyordu.

Bu implantlar dayanıklıydı ancak daha sert hissedilebiliyor ve kapsül kontraktürü daha sık görülebiliyordu.

İkinci Jenerasyon

1970’lerde memenin daha doğal hissedilmesi amacıyla implant kılıfları inceltildi ve silikon jel daha akışkan hale getirildi.

Ancak bu dönemde implant kılıfından silikon geçişi, yani gel bleed, ve implant rüptürü daha önemli sorunlar haline geldi.

Üçüncü Jenerasyon

1980’lerden itibaren dış kılıflar yeniden güçlendirildi ve silikonun çevre dokulara geçişini azaltmayı amaçlayan daha gelişmiş bariyer tabakaları kullanılmaya başlandı.

Dördüncü ve Beşinci Jenerasyon

1990’lardan itibaren silikon jeller giderek daha koheziv, yani kendi bütünlüğünü korumaya daha yatkın hale geldi.

Günümüzde kullanılan modern silikon implantlar bu teknolojik gelişimin devamıdır. Bazı yayınlarda daha yeni yüzey ve üretim teknolojileri ayrıca altıncı jenerasyon olarak da sınıflandırılmaktadır.

Bu nedenle yalnızca implantın kaçıncı jenerasyon olduğuna değil, markasına, modeline, yüzey yapısına ve hangi yıl yerleştirildiğine bakmak daha anlamlıdır.

Meme İmplantları 10 Yılda Bir Değiştirilmeli mi?

Hayır.

10 yıl dolduğu için sorunsuz bir meme implantını mutlaka değiştirmek gerekmez.

Bazı implantlar çok daha uzun süre herhangi bir sorun oluşturmadan kalabilir.

Ancak implantın uzun yıllardır vücutta bulunması, kontrol ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Özellikle implant yaşı arttıkça implantın bütünlüğünü ve çevresindeki kapsülü değerlendirmek daha önemli hale gelir.

Ben özellikle 20 yılı aşmış silikon implantlarda, hasta hiçbir şikâyeti olmasa bile bir kontrol yapılmasını öneriyorum.

Silikon İmplantta Sessiz Kaçak Olabilir mi?

Olabilir.

Silikon implant rüptürü her zaman memede belirgin bir şekil değişikliği veya ağrı oluşturmaz.

Bazı hastalarda implant dışarıdan tamamen normal görünebilir. Bu nedenle silikon implant rüptürü bazen sessiz rüptürolarak adlandırılır.

Ultrason veya MR implant bütünlüğünü değerlendirmede oldukça yardımcıdır. Ancak görüntüleme yöntemleri her zaman ameliyat sırasında karşılaştığımız tabloyu birebir göstermeyebilir.

Kendi pratiğimde de özellikle uzun yıllardır mevcut implantların değişim ameliyatlarında, ameliyat öncesi MR’da belirgin olarak görülmeyen küçük silikon sızıntılarıyla karşılaştığım oluyor.

Bu durum görüntülemenin değersiz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, görüntüleme takibin önemli bir parçasıdır. Ancak implantın yaşı, muayene bulguları ve hastanın şikâyetleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Eski Meme İmplantlarında Kapsül Nedir?

Vücut, meme implantının çevresinde doğal olarak ince bir bağ dokusu tabakası oluşturur. Buna kapsül adı verilir.

Bu kapsül çoğu hastada herhangi bir sorun yaratmaz.

Ancak yıllar içerisinde bazı hastalarda kapsül:

  • kalınlaşabilir,
  • sertleşebilir,
  • büzüşebilir,
  • veya kalsifiye olabilir.

Özellikle 20–25 yıllık implantların değişim ameliyatlarında kapsülde belirgin kireçlenmeyle karşılaşmak mümkündür.

Bu nedenle eski implantların değiştirilmesi sırasında yalnızca proteze değil, protezin çevresindeki kapsülün durumuna da dikkat ederim.

İmplant Değişiminde Kapsül Patolojiye Gönderilir mi?

Ben eski implant değişimlerinde çıkardığım kapsül dokusunu histopatolojik değerlendirmeye göndermeyi tercih ediyorum.

Bunun nedenlerinden biri, implant çevresindeki dokunun mikroskobik olarak da değerlendirilmesini sağlamaktır.

Meme implantlarıyla ilişkili nadir hastalıklardan biri BIA-ALCL olarak adlandırılan lenfomadır. Bu durum özellikle bazı tekstüre yüzeyli implantlarla ilişkilendirilmiştir.

Bu, eski implantı olan her hastada BIA-ALCL olduğu anlamına gelmez. Son derece nadir bir durumdur.

Ancak ameliyat sırasında belirgin kapsül değişikliği, implant çevresinde sıvı birikimi veya başka şüpheli bulgular varsa gerekli patolojik incelemelerin yapılması önemlidir.

Eski İmplant Çıkarıldığında Yeni İmplant Aynı Yere mi Konur?

Her zaman değil.

Özellikle 20–25 yıl önce yapılan meme büyütme ameliyatlarının önemli bir bölümünde implantlar kas altına yerleştirilmiş olabilir.

Ben implant değişimlerinde eski implant cebini otomatik olarak tekrar kullanmak yerine mevcut anatomiyi yeniden değerlendiriyorum.

Meme dokusunun kalınlığı, kapsülün durumu, kas yapısı, implantın pozisyonu ve yeni kullanılacak implantın özellikleri uygunsa implant cebini değiştirmeyi tercih edebiliyorum.

Örneğin uzun yıllardır kas altında bulunan implantlarda uygun hastalarda yeni implantı daha yüzeyel bir plana taşıyabiliyorum.

Ancak bunun her hasta için doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Cep seçimi tamamen mevcut anatomiye göre yapılmalıdır.

İmplant Değişim Ameliyatı İlk Meme Büyütme Ameliyatından Farklı mıdır?

Çoğu zaman biraz daha farklıdır.

İlk meme büyütme ameliyatında daha önce ameliyat edilmemiş dokularla çalışılır.

İmplant değişiminde ise mevcut implantın yanında:

  • eski implant cebi,
  • kapsül,
  • skar dokusu,
  • bazen silikon sızıntısı,
  • bazen kapsüler kontraktür,
  • bazen de kalsifikasyon

gibi ek durumlarla karşılaşılabilir.

Bu nedenle implant değişimi bazen ilk meme büyütme ameliyatından daha kapsamlı olabilir.

Ben bu ameliyatlarda dren kullanımını rutin olarak tercih ediyorum ve çoğunlukla 2–3 gün kadar tutuyorum. Özellikle kapsül üzerinde işlem yapıldıysa veya implant cebi değiştirildiyse bu dönemde oluşabilecek sıvının takip edilmesini faydalı buluyorum.

Eski İmplant Çıkarıldığında Mutlaka Yeni İmplant Takılması Gerekir mi?

Hayır.

Bazı hastalar eski implantını çıkarıp yenisiyle değiştirmek isterken bazı hastalar artık implant kullanmak istemeyebilir.

Hastanın meme dokusu ve deri yapısına göre:

  • yeni implant yerleştirilebilir,
  • implant boyutu değiştirilebilir,
  • implant cebi değiştirilebilir,
  • meme dikleştirme ile implant değişimi birlikte yapılabilir,
  • veya implant tamamen çıkarılabilir.

Uzun yıllardır büyük implant taşıyan hastalarda implant çıkarıldıktan sonra meme dokusunda gevşeklik oluşabileceği için bazı hastalarda meme dikleştirme de gerekebilir.

Hangi Durumlarda Kontrolü Bekletmemek Gerekir?

İmplantın kaç yıllık olduğundan bağımsız olarak şu değişikliklerden biri varsa değerlendirme yapılması iyi olur:

  • memede yeni başlayan sertleşme,
  • şekil değişikliği veya belirgin asimetri,
  • yeni başlayan ağrı,
  • implant pozisyonunda değişiklik,
  • memede ani büyüme veya şişme,
  • implant çevresinde sıvı birikimi,
  • ele gelen yeni bir kitle,
  • koltuk altında şişlik.

Bunların hiçbiri tek başına ciddi bir problem olduğu anlamına gelmez. Ancak nedeni araştırılmalıdır.

20–25 Yıllık Meme İmplantınız Varsa Ne Yapmalısınız?

Öncelikle sadece implantınızın yaşı nedeniyle endişelenmenize gerek yok.

20 yıllık bir implantın mutlaka bozulmuş olduğu veya mutlaka değiştirilmesi gerektiği söylenemez.

Ancak implantınız uzun yıllardır yerindeyse, özellikle implantın markasını veya modelini bilmiyorsanız ya da uzun süredir kontrol yaptırmadıysanız bir değerlendirme yapılması iyi bir fikir olabilir.

Muayene ve gerekli görüntülemeler sonucunda implant tamamen sağlam bulunabilir ve yalnızca takip önerilebilir.

Bazı hastalarda ise implant rüptürü, silikon sızıntısı, kapsül değişikliği veya şekil bozukluğu saptanabilir. Bu durumda implant değişimi veya farklı bir cerrahi seçenek değerlendirilebilir.

Sonuç

Meme implantlarının herkes için geçerli tek bir değiştirme süresi yoktur.

10 yıl dolduğunda otomatik olarak değiştirmek gerekmez ve birçok implant uzun yıllar sorunsuz şekilde kullanılabilir.

Ancak özellikle 20 yılı aşan implantlarda, zaman zaman implantın ve çevresindeki dokuların kontrol edilmesini faydalı buluyorum.

Karar yalnızca implantın kaç yıllık olduğuna göre verilmemelidir. İmplantın tipi, görüntüleme bulguları, kapsülün durumu, meme dokusundaki değişiklikler ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.

Meme implantı seçimi, implantın yerleştirileceği plan, iyileşme süreci ve meme büyütme ameliyatı hakkında daha ayrıntılı bilgi için Meme Büyütme sayfamı inceleyebilirsiniz.

Benzer Gönderiler